26 Ağustos 2014 Salı

Uykunuzu nasıl alırdınız?




Şekil şekil uyku öncesi ritüellerimiz var bizim. 
Çalışan anne olmanın getirdiği bi şey bu, biraz da.
Gün boyu ayrı kaldıktan sonra, hızlandırılmış program, yoğun ve yoğuşmalı bir süre geçiriyoruz.

Önce biraz kuduruyoruz. Aslında ilk uyku eğitiminde, yani küçükken yatma saatinde sakinleşmek gerektiği söylenir ve biz de bu yaşlara kadar öyle yaptık ama artık daha özgürüz: )


Aslında en az 4 yıldır gecede 3 kitap okuyarak uyuma alışkanlığımız vardı.
Bugünlerde biraz sıkılmış olmalı ki, başka şeyler istiyor. 
Bu gece okumayalım diyor. 
Azmalar bitip, yatağa geçtikten sonra sakinleşme süresi geliyor. 
Bilgi yarışması yapıyoruz mesela. Onun bilebileceği türde şeyler soruyorum.
Eyfel Kulesi nerededir gibi, bilince çok seviniyor. 

 

Bir süredir uyku ritüeli favorilerimizden biri Kırmızı'nın Günlüğü…
Sesli hikaye… Ama kimler kimler seslendirmemiş ki, Yıldız Kenter'den tutun, Demet Akbağ, Haluk Bilginer, Sanem Çelik ve
Mehmet Ali Alabora'ya kadar. Yaz defalarca dinlediği halde bıkmadan dinliyor.
Artık biraz uykuya geçişini kolaylaştıran bir araç gibi de kullanıyor kendisini. 


Bazen el ele tutuşuyoruz. İtiraflar, duygu paylaşımları bu esnada oluyor ; )


Arada da ayak masajı. Bu refleksoloji kartını yeni buldum. 
Ayak altında masaj yapılan hangi bölgenin, vücuttaki hangi bölgeye iyi geldiği…
Dün mesela, ayağını ovdum, kolaycacık uyuyuverdi. 



Ve bir annenin gurur ve zafer tablosu… 
 Melek gibi uyuyan bir şekerlik…

Tam bir akşam sporu değil mi? Isınma, ter atma ve gevşemeyle biten…


Allah bütün kuzularımıza rahatlık versin :)  

3 yorum:

Gelincik dedi ki...

ellerine sağlık güzel bir süreç.. çocuk hem eğleniyor hem öğreniyor hem annesiyle hasret gideriyor…

Gelincik dedi ki...

ellerine sağlık güzel bir süreç.. çocuk hem eğleniyor hem öğreniyor hem annesiyle hasret gideriyor…

görkem dedi ki...

ayak altina masji biz de yapiyoruz, battaniye altindan ovalamak yetiyor bazen :)