28 Ekim 2014 Salı

Neden el yazısı öğreniyorlar? Okul ve okuma maceramız


Okuma maceramız hızlı ilerliyor.
Bilmiyorum diğer 1'ler ne durumda?
Rırrr'lardayız :- )

Bakarak yazarken iyi, ama bir kelimeyi duyup yazma konusunda hata yaparım diye tereddüt ediyor.
Bir de hece hece okuyunca, okuduğu şey anlamsız geliyor bazen. Tonlama yüzünden de olabilir.

Mesela geçen gün:
"Talat o, Ata o." 
kelimesi vardı. Heceleyerek okumayı başardı.
Ama tonlama bi tuhaf oldu, o da bu ne demek gibilerinden baktı.
Biz de şöyle bir yol geliştirdik.
Okuduğumuz şeyi oyunlaştırıp, hikayesini kuruyoruz.

Biri gelmiş, Yaz'a işaret edip, ilerideki iki kişinin kim olduğunu sormuş. 
Hangisi Talat, hangisi Ata demiş. 
Yaz da eliyle işaret etmiş, "Talat o, Ata o." 
Okuduğunu anlaması önemli, yoksa anlamsız bulduğunu okumaktan keyif almaz doğal olarak.

En eğlendiğimiz 

"Eşek ot neli?" 
Tabii onun başı var. "Ata pasta neli?" Pasta resimle tabii, daha pastaya gelmedik.
Ali et neli?
Eşek ot neli? 

Eşeğin cevabı ne? "Ai Ai Ai" :)))))


Okuma, yazma ve sessiz oturma başarılarında 
"sticker" alıyorlar. Bu yöntem iyi mi kötü mü bilemedim.
İyi yönleri de var, tuhaf tarafları da.

Geçen gün, sticker aldığı sayfayı bir şevkle okuyor ki, sormayın.
Bu iyi yönü.
Sticker odaklı öğrenme ne kadar doğru onu bilmiyorum.
Bir de en çok sticker alan kız için en akıllımız, en çok sticker onda var dedi.
Ben de ona aklın stickerla olmayacağını anlatmaya çalıştım dilim döndüğünce.

Dün gece de kabus görmüş, stickerlarını alıyorlarmış, ya da kaybediyormuş.! 
Al bakalım… 

Bi' de siz de neden el yazısı öğrendiklerini, bizim gibi dik harflerle öğrenmediklerini merak ediyor musunuz? Nedenleri şurada anlatılmış! 

Atatürk de harf devrimi yaparken el yazısı ile başlamış hem.



………………….

Bir de okula giderken fiks yaşadığımız maceralarımız var.
1. Çorabın önündeki çizginin doğru yere gelmesi sorunsalı. Bin defa düzeltiyorum, 
öyle bir noktası var ki o çizginin, oraya denk gelmedi mi rahatsız oluyor, takıyor kafayı.
2.Saçın sıkı toplanması. Kaç defa ideal sıkılıkta olsun diye topluyorum, Allah bilir.
3.Ayakkabı cırt cırtının ideal sıkılıkta kapatılması. Onun için de koy bir 5 tane :) 

Bir arkadaşıma anlattım, bu kadar olur aynıları bizde de var dedi.

Hepsine şükürler olsun, en büyük derdimiz bu olsun tabii… 

Sabah ona sus küçüğün, söz büyüğün lafını öğrettim.
Beğenmedim, söz küçüğün olsun dedi.
Pışııık diyordum, sonra gelen cümlede sustum, kaldım!

Okulda zaten susup duruyoruz:
Canım onlar ya...

3 yorum:

Bilgen dedi ki...

harika, aynı şeyleri yaşıyoruz kesinlikle. özellikle el yazısının nedenini bilmiyordum ve meraktan çatlıyordum ki okudum, öğrendim sayende.. biz de ayakkabının dilini iyice yukarı çekme sorunsalı var bu arada:) kolay gelsin hepimize...

anne kaleminden dedi ki...

geçen sene de bu sene de evde birer tane 1.sınıf öğrencisi var(dı). ve ben el yazısının bir faydası olacağını düşünmüyorum hiç nedense...
şu son 3 soruna benzer sorunlar çok yaşıyoruz biz de :))

Deniz dedi ki...

E tabi ayakkabı dilli olduğu zamanlarda o da var :)))) Kaçmaz


Anne kaleminden, valla ben de onu düşünüyordum, faydası yok, hatta zor diye, o yüzden araştırdım, bilmiyorum, biz daha acemi 1'leriz, bakıyoruz: )