4 Kasım 2014 Salı

Doğanın enerjisi bambaşka


Polonezköy'e gittik hafta sonu. Biraz yürüyüş yaptık ve Polina'ya gittik.
Şurada anlatmıştım, Polina'yı çok severiz. Hem mekan olarak, hem de pastaları müthiştir.

Yeşilin ortasındaki şu tabela, beni irite etti. 
Olmasın çalışma malışma. 
Yeter...


İlkbaharki kadar olmasa da sonbaharın renkleri de ayrı güzel. 


Doğaya alan bırakmak gerekliliği, bugünlerde duyarlı herkesin ağzında, kalbinde. 
İstanbul'un tek tük kaçış alanlarından birisi olan Polonezköy'ün de imara açılması konuşuluyor, biliyorsunuz değil mi? 


Yürüdük, renkleri seyrettik, tablo gibi değil mi? 


Polina'nın bahçesi...


Baba teknolojiden kopamıyor :-P


Kışın hamak keyfi yapabilmek, mucize gibi.


Şu bir arada hamaklar yatakhane gibi değil mi?


Doğada istediğin kadar yürü yorulmuyorsun da,
bir alışveriş merkezinde üç adım insanı yoruyor.
Neden acaba? 

Polonezköy'den sonra Mall of İstanbul'daki Moi Eğlence Parkı'na gitmek istedi Yaz.
Reklamlarını görüyormuş.

Doğadaki o güzel saatlerden sonra, AVM'nin ışıltılı şaaşalı havası 
öyle oksijensizdi ki, arka arkaya yapınca farkı daha net anlıyor insan.

Allah ağaçsız, yeşilsiz, ormansız bırakmasın.


Hiç yorum yok: