20 Kasım 2014 Perşembe

Soru-yorum: Stickerla büyüyen çocuklar


Günümüz çocukları okullarda stickerla motive ediliyorlar.
Güzel yazıyorlar sticker, okuduğunu anlıyorlar sticker, iyi davranıyorlar sticker.
 Türkçesi çıkartma, ama okulda sticker deniyor.
Direkt konuya gireyim.
Stickerlı motivasyon iyi bir şey mi?
Bana tuhaf geliyor.

Geçen akşam etütten çok yorgun gelen miniğim, artık dayanamamış, ödevini yapamadan uyuyakalmış.
Gecenin bir yarısı uyanmış, hıçkırarak ağlıyor.
Ödevimi yapamadan uyumuşum. 
Kızım bazen olur böyle, napalım diyorum.
Ama öğretmen stickerımı alır diyor!
O an içimden "başlarım ben böyle sticker'ın içine" diyorum.
Biraz küfür jargonum olsa, daha da fenasını derim de.

Evet, ödev faydalı. Sorumluluk bilinci öğrenilmeli.
Ödevini yapmadığında içteki tuhaf huzursuzluk ve görevini bilmek de tamam.
Ama bu mu olmalı motivasyon? Sticker almak, ya da sticker'ın alınması.

Benim için başarı yüzlerce stickerla anlatılan, 
iki yapışkan kağıda sığacak bir şey değil.
1. sınıf çocuğu için başarı; heyecanla her gördüğü yazıya saldırması, okuyunca sevinmesi. :)

Kendi kendine "anne" yazıp getirmesi. Şefkatli, sevgili olması.
Okumayı yazmayı sevmesi. Paylaşmayı bilmesi.
Kendini ifade edebilmesi.

Hayata ve bu yeni okul dünyasına merakla, heyecanla dalabilmesi.

Bakın Kemal Sayar ne diyor "Hayatı yarışa çevirdiğimizde hayatın inceliğini, içindeki güzelliği kaybediyoruz. Hayat tat vermiyor." 

Çocukları bir kalıbın içine sokmaya çalışan
eğitim sisteminin alternatifleri olsa...

Aret Vartanyan'ın şu sohbetini izlemenizi öneririm. 
Başarı, eğitimin çizdiği sınırlar, çok güzel yorumlar var içinde. 
Aret diyor ki; "bugün sınavlar, puanlarla başarısı ölçülen çocuklara biçilen başarı
makam ve para demek. Oysa bana o makamlardan mutlu olmaya çalışan bir dolu insan geliyor."


Bu da yine aynı konuda Aret'in makalesi

Ve yine çok sevdiğim Doğan Cüceloğlu'nun bir sohbetinden,
çocuğa sürekli gayreti denemeyi cesaretlendireceğiz. 
Mesela okumak... Denersen, üç gün sonra beş gün sonra sökersin.
Ne çocuğun yerine bir şey yapmalı, ne de çocuğu tek başına bırakmalıyız.

Gayret etmesi önemli diyor Doğan Cüceloğlu. Ve her çocuk özeldir diyor, kalıba sokmayın. 



Üstün Dökmen de diyor ki, çocuk iyi olacaksa ödül almak için değil, iyilik ona keyif verdiği için, doğrusu o olduğu için olmalı, öğrenecekse öğrenmekten mutlu olmalı. Çöpü döktükçe para alan çocuk, yeterli parayı biriktirdikten sonra çöpü dökmeyi bırakır.
Ya da, ceza ile ahlakı tesis etmeye çalışırsanız, ahlaksızlığı geliştirirsiniz. Vicdan ceza ile olmaz. 



Stickerlı sistemler şu an her yerde.
Bizim okulun rehberlik konuşması vardı dün, gayet düzgün bir okul görülen.
 Ama sticker sistemi var mı var.  Bizimki sticker aldı mı, tebrik mi etsek, nötr mü kalsak bilemiyoruz bu durumda.
Sticker her yerde olsa da, bu kadar önem atfetmek tuhaf geliyor. 
Bilmiyorum, belki de bana öyle geliyor.


Eğitimci arkadaşların görüşlerini çok merak ediyorum?   

Hiç yorum yok: