24 Aralık 2014 Çarşamba

"banaaa bebek bebeeek dediler"


Yok anacım, alıştırmamışız, anne-baba gezmelerine, ondan hep.
Tekli geç kalışlarımıza tamam da, böyle ikimiz onsuz çıkışımız bir elin parmağını geçmez.

Dün akşam ona haber vereyim dedim, 
bak kuzucum, yarın akşam babanla ben, bir iş yemeğine gidiyoruz diye.
Kıyamet koptu. 
Vay efendim, o evde ödev yaparken biz yemeğe giderseymişiz, ona haksızlık olurmuş.
O da gidecekmiş. Niye gidemiyormuş.

Başladım izah etmeye. Anne babalar da ayrı bir yere gidebilir.
Niye haksızlık olsun sana?
Senin partilerine, filmlerine giderken bize haksızlık oluyor mu?
Hem oraya bebekler, çocuklar giremez dedim....
Orada film koptu zaten.

Neee, sen bana bebek mi dedin?
(Burada ağlama kopması hayal edin.)

Sezon finali şöyle oldu;
buzdolabının önünde, (niye orası sormayın, öyle denk geldi)
yere çökmüş bir anne, kucağında ağlayan bir çocuk...
Aklıma bana teyze, teyzeee dediler diyen reklamın
bana bebek bebek dediler versiyonu...

Tam kızacağım bi gülme geliyor, sinir bozukluğundan...
Ama bizimkine bu şarkı bile komik gelmedi neden acaba?

Bakalım anne-baba, erkek-kadın, sevgili, eş olarak 
bi yere gitmeyi başarabilecek miyiz?
.... 

Yok kardeş alıştırın daha baştan,
yetişkin hayatınız da olduğuna...

Hiç yorum yok: