12 Aralık 2014 Cuma

Çığlık atmamak için sarı kalp formülü


Sabahları hadi'lemeden, telaşla vedalaşmadan, o bir şeylere kafaya taktığı için ağlamadığı zaman, güzelce öpüşüp, birbirimize iyi günler diye evden çıktığımızda içim rahat oluyor, günüm güzel başlıyor.

O yüzden ne kadar beni çileden çıkartacak yavaşlıkta davransa, hazırladığım kahvaltıyı yemese, başka bir şey istese, geç uyansa, çorabı sıksa, saçı ortadan olmadı diye ağlasa, ayakkabının bantı bir türlü istediği gibi kapanmasa, servis telefonu çaldırsa, ama biz hala daha hazır olmasak... Yine de sakin kalmayı seçiyorum. Bunu onun için yaptığım kadar, kendim için de yapıyorum. Sakin olmayı telkin ediyorum kendime ve çoğu kez işe yarıyor. Bir de geçen gün bir yerde okudum; çocuğunuza çok sinirlendiğinizde, bağırasınız geldiğinde görebilmeniz için evin çeşitli yerlerine "kalp" çizilmiş post itler yapıştırın, ve hep onu ne kadar çok sevdiğinizi sürekli hatırlayın diyordu.

Ben post it yapıştırmayı yapmasam da, şöyle bir yol buldum, sinir katsayımın artmaya başladığı anlarda zihnimde "sarı bir kalp" canlandırıyorum. Sarı kalpleri zihnime serpiştiriyorum. Zaten sarı kalbi de çok severim, instagramda en çok kullandığım ikonlardandır, zihnime ve kalbime de sarı kalpler kırpıp kırpıp koyuyorum. İşe yarıyor, her şey zihinde değil mi zaten? 

Bi de bişi' diyeyim mi? Bunu başardıkça, çocuğun öfke anları da azalıyor. (Ha bu demek değildir ki, bücür nirvanaya eriyor, ya da ben eriyorum, değil tabii. Bu sabah servise son anda yetişirken, dişini fırçaladı ve yeni giydiği bluzunun kolu ıslandı ve çıkartmayı reddetti, sesini yükseltti hayır! diye. Ama ne kadar seyrekleşse kardır. )

Hafta sonu geldi neyse ki... 


  

Şurada da çocuklar sinirlendikleri anda sakinleşmelerini nasıl sağlayabileceğinize dair ultra mega güzel 15 fikir var. Öfkelerini yönlendirebilecekleri çok şeker uğraşlarla dolu bir kutu hazırlamışlar, biz de evde böyle şeyler hazırlasak mı ne?


Yine burada da, tatlı fikirler var. Bi' de laf var ki çok hoşuma gitti. 
"Bir çocuğun en çok sevilmeye ihtiyacı olduğu an, en sevilmeyecek mood'da olduğu zamandır. "


Doğan Cüceloğlu da öfke nedir, öfke yönetimi nasıl olur onu anlatmış yazısında. 


Diyeceğim o ki, öfke yönetimini, hem onunkini, hem kendinizinki yapacak kişi sizsiniz. Sakin sakin geçireceğiniz "sarı kalpli" bir  hafta sonu ve hafta başı diliyorum. 

Hiç yorum yok: