22 Ocak 2015 Perşembe

Dünya bilgisi

























Geçen akşam, Yaz'la öğretmen-öğrenci oyunu oynuyorduk. Ben öğretmen oldum.  Elime bi kitap aldım, dünya ve gökyüzü konulu çocuk ansiklopedisiydi. Oradan konu açıldı. Ben doğaçlama anlatmaya başladım.
Önce dünyanın yuvarlak olduğunu nasıl anlarız'dan başladık. Ben elime yuvarlak bi' cisim aldım, sonra küçük bir nesneyi, geriden öne doğru getirdim. "bak üstünde bir gemi giderse önce üstünü, sonra bütününü görüyorsun, tıpkı bir geminin önce bacasını görmemiz gibi" dedim. İlkokul bilgilerimizi sattım ona :)

Sonra aklıma geldi, "biliyor musun dedim, Ortaçağ'da insanlar dünyayı tepsi şeklinde zannederlermiş. Onu da öküzün boynuzunda olduğunu sanırlarmış. Öküz boynunu salladıkça depremler falan oluyor derlermiş. Ne komik değil mi? Gözlerini kocaman kocaman açtı! "Anlat anlat anneee..." diye heyecanla konunun içine girdi.

Galile diye bir bilim adamı dünyanın yuvarlak olduğunu söyledi diye, engizisyon mahkemelerinde yargılanmış inanabiliyor musun dedim. Niye ki? dedi. O güne kadar bilinen doğruları çürüten bir şey söylediği ve o bilgileri söyleyenlerin makamını sarstığı için diye anlattım. Çok saçmaymış dedi.

Sonra konu, Amerika kıtasının keşfine geldi. Amerika'ya ilk varanların oranın yeni bir kıta olduğunu anlamadığını söyledim, şaşırdı. Orada kimse yaşamıyor muymuş dedi. Yaşamaz olur mu, Kızılderililer varmış dedim.

Beyaz adam kıtaya ayak basınca, oraya hakim olmak için oradaki halkı vahşi, ilkel ve saldırgan olarak tanıtmış bütün dünyaya, çünkü saldırmak için bahane gerekiyormuş. Oysa Kızılderililer bilge bir toplulukmuş, doğanın, toprağın değerini bilen. -Eeeee anne sonra? - Yıllar yıllar sonra beyaz adam, Kızılderililer'den özür dilemiş. Topraklarında onlara yaşattıkları için...

-Cadılar gibi değil mi anne? -Evet Ortaçağ'da şifacılara hemen cadı damgası vurulmuş, yaşlı çirkin tasvirler yapılmış... Birçok şifacı da yeteneğini saklamak zorunda kalmış...

Tarih, çıkarlara ters düştüğünden adaletin tepetaklak olduğu olaylarla dolu. Örnek olaylar olmasa, bu adaletsizlikleri(!) nasıl anlatırdık yeni nesillere...


AMA!...

Bir yandan, yolu sevgiden geçen herkesle bi' gün buluştuğumuzu düşünüyorum. Sevgiyi merkeze koyanlarla her gün 'tesadüf' gibi görünen nedenlerle bir araya geliyoruz, toplaşıyoruz. Ben bunu yaşıyorum. İnanıyorum...



Hiç yorum yok: