26 Ocak 2015 Pazartesi

Hiç de bile kuzucum, hiç de bile!


Hafta sonu bir ara evdeki kumaşları falan ortaya döküp, 
bişeyler yapalım, eğlenelim dedim. Ben küçük bir kedicik kafası diktim, o da kurdeleleri falan bağladı. Ama ortaya çıkan şeyi beğenmedi. Sen her etkinlikte ben iyisin diyip, koştu gitti kendini odasına kapattı. Aslında nasıl kötü bi dikişim var, teğelim bile berbat! 
Hevesim var ama pratiğim kötü. Ama o öyle hissetti işte...

Kapısına da bu notu astı. 

( Bu kısmında direkt ona sesleneceğim. )

Oysa kuzucuğum;
sen biçok konuda o kadar iyisin ki.
En iyi olduğun konulardan biri de kendini ifade edebilmek.
Hem kendine, hem bize.

Son derece dürüst davranıyorsun.
İçinden geldiği, hissettiğin gibi.
Babanın da, benim de, tanıdığım biçok insanın da çok ötesinde.

Çok güzel şarkı söylüyor, dans ediyorsun.
Benden çok çok iyi: )

Olduğun gibi öyle iyisin ki. 
Annenle kıyaslaman kendini normal, en yakınındaki olarak.
Oysa aramızda bikaç yüzbin yıl yaş farkı olmasa sen neler yapabilirsin neler?

Yapabildiklerin, yapamadıkların, yapmayı düşlediklerinle bitanesin sen. 

Detaylara olan dikkatin....





Bizlere gösterdiğin sevgin...



 Miniklere duyduğun şefkatinle bi tanesin....






























1 yorum:

annesiningülü dedi ki...

ilk kıyaslar hep anneyle yapılıyor bizde de
Ama Yaz çok şanslı kendini ifadesi çok iyi