23 Mart 2015 Pazartesi

Akıllı telefonlar, kaçan trenler...



Cumartesi sabahı kahvaltıya gittik bir mekana. Kızın okulunda 1 ay boyunca kar tatili telafisi yapılıyor, yalnızdık, o nedenle çok uzun zaman üstüne etrafı gözlemleme fırsatı buldum.

Bir baba ve 3-4 yaşlarında oğlu girdi içeri. Kapının girişine oturdular. Çok şeker bir çocuktu dikkatimi çekti, izlemeye başladım. Sipariş verdikten sonra baba akıllı telefonuna gömüldü, çocuk masanın yanında ayağa kalktı, içeri bir yaşlarında bir bebek girdi, babası yürütüyordu. 
Bebek çocuğa o kadar güzel güldü ki, çocuk çok sevindi, yüzünde güller açtı. 
Babasına baktı, göz göze gelmek için. Babasının gözü akıllı telefonundaydı, görmedi. 
Sonra bu küçük bebek, çocuğun peşine takıldı, daha kendi başına yürüyemiyordu bile. Ama pıtır pıtır çocuğun peşinden koşmaya çalışıyordu. Çocuğun çok hoşuna gitti. Yine babasına baktı, 
göz göze gelip, gördün mü demek istiyordu? Beni sevdi, beni takip ediyor demek istiyordu. Ama babası facebook, twitter, instagram ya da başka bir yerdeydi. 
Sonra o bebek gitti. Çocuk dolanmaya başladı etrafta. Kapı girişindeki masadaydılar. Çocuk tam kapının girişinde durdu. Çok rüzgar vardı sanırım orada, saçlarının bukleleri uçuşuyordu. Giriş kapısının üstündeki klima da çok hızlı üflüyordu. Babası görmedi. 
... üzüldüm, kaçırdığı anlar, bakışlar, paylaşımlar için...

Kendimizi düşündüm. Kim bilir akıllı telefon, hayattan kaç anı kaçırmamıza neden oluyor, kaç tren kaçıyor acaba?.. 


Fotoğrafta ruhuma gelen baharı müjdelemek istedim, anları kaçırmamamız dileğiyle. :) 

Sevgiler...


4 yorum:

Nesrin dedi ki...

Gerçekten de öyle , bazen akıllı telefonlar değerli vaktimiz çok çalıyor ... !!
mutlu haftalar diliyorum

Deniz dedi ki...

İyi haftalar : )

nehircce dedi ki...

Ne güzel ifade etmişsin , hepimize ders içerikli o küçük çocuğun bakışları :( kendi adıma teşekkür etmek istedim.

Kuzununannesi dedi ki...

okurken cok üzüldüm :( haklısın

www.kuzununannesi.com