17 Mart 2015 Salı

Annelik nası bişi yarabbim



Dün sabah, tüm sabah seramonimizi yaptık, giyindi, dişlerini fırçaladı, kahvaltı savaşı yapıldı, gözlükler silindi, çantaya ödevler yerleştirildi, hırka giyme giymeme tartışmasından anne galip çıktı, botların fermuarları çekildi, sabah huysuzluğunun yerine gülümseme yerleştirildi ve servise yetiştirildi. Daaan... Antibiyotiği vermeyi unuttuğum geldi aklıma. İçeri gittim, işe çıkmak üzere hazırlanırken, ölçtüm, tarttım, 1 doz unutulmuş antibiyotikten bişey olur mu, iki gün içilen boşa mı gider, ama nasıl unuturum! Akşam alır, bişey olmaz... Ama nasıl unuturum. Ama nasıl unuturum nasıl unuturum. Bi an düşündüm, yok olmayacak. Bastık , servisin peşinden okula gittik, elimde kaşık, öğretmene söyledik, kuzunun ağzına verdik bi doz. İşin yolunu tuttuk.

Ama şöyle notlarını bulduğun bi şekerlik varken aksi mümkün mü yahu?  


Bizim mesajlaşma yöntemimiz de böyle. Ben ona mesaj yazıyorum, evde kim varsa ona yolluyorum, göstersin diye : )


Hiç yorum yok: