15 Haziran 2015 Pazartesi

1 karne fotoğrafının hikayesi



Çok önemli bir yılı tamamladık cuma günü. 1 senede o kadar çok fark oldu ki. Bir insanın hayatında en fark yaratan şeylerden biri oldu mesela "okur-yazar" olmak... İlk başlarda yaşadığımız, yok ödev yaptı, yok yapamadı, sıkıldı, ağladı vs. bir çırpıda geçti işte... Tam erken kalkmaya, servise yetişmeye, ödev yapmaya her şeye alışıyorsun, yıl sonu geliyor.

Şu fotoğrafın anısı hatırlatsın diye koyuyorum buraya.  Karne alırken az kalsın yetişemiyordum. İşten çıktım, 2 saat trafikte kaldık. Geciktikçe panik oldum. Yolun sonlarına doğru okuldan veli arkadaşlardan mesajlar gelmeye başladı. 'Yaklaştın mı, bi tek siz yoksunuz diye, Yaz ağlamaya başladı." Hah bunu da duydum ya, o trafik nasıl geçti bilmiyorum.  -Nasıl sıktıysam direksiyonu, ertesi gün bileğim ağrıyordu. - 

Kuzucum yetişemeyeceğiz diye ağlamış. Müdürümüz gelmiş, ben seninle alacağım karneni, annenler yetişemese bile demiş. Şanslıyız okulumuzdan yana. Şu fotoğraf var, her yerimden ter damlıyor, kalbim deli gibi çarpıyor o an. Nasıl gülmüşsem artık. Yaz da beklerken kurabiye almış onu kemiriyor. Fotoğrafın hikayesi böööle.


Neyse onun gönlünü yaptık sonra. 1. sınıfı da böylece bitirdik.



Hadi bakalım, hepimize iyi tatiller ; ) O da ayrı bir mesai... 


3 yorum:

Küçük Mucizelerim dedi ki...

Hayırlı olsun karneniz.
Bizim böyle günlerde kurtarıcımız, dedemiz. Çok şükür hiç yalnız bırakmıyor kuzuyu.

Merve dedi ki...

Zaman nasıl bu kadar hızlı geçiyor :) Tanıştığım Yaz bebek, şimdi okuma yazma bilen güzel bir kız oldu…

Hep başarılı ama en başta sağlıklı ve huzurlu olsun...

Nesrin dedi ki...

Oy kıyamam ben ona ,ah bu istanbul trafiği çok fena
başarılarının devamını diliyorum :)