10 Temmuz 2015 Cuma

Kızıma mektup



Güzel kızım;

Yine bir mektup zamanı gelmiş. Temmuz senin bize gelişinin yıldönümü. Birlikte geliştirdiğimiz geleneklerimizin yanı sıra bu da bir gelenek oldu. Her yıla bir mektup.

Geri dönüp düşünüyorum, dolu dolu bir sene olmuş. O gözünde çok büyüttüğün 1. sınıf bitmiş bak. Anne çok korkuyorum, ya okuma yazma öğrenemezsem diye sormuştun geçen yaz, bu sene bir okur yazarsın artık. Gayet de güzel geçirdin bu seneyi, hakkını verdin, tatili hak ettin.

Canım, sonuca değil, sürece odaklan istiyorum aslında. Okulundaki her günün tadını çıkart. Nasılsa oluyor her şey. O anların tadını yaşamayı kaçırma... Okuma yazmayı öğrenme sürecinin bile tadı başkaydı. El ele, Talat, Nalan'dan bir bütüne varmayı deneyimledik. İlmek ilmek dokumayı, parçaları birleştirmeyi öğrendik.

Büyüdün. Bu sene çok olgun görüyorum seni. İnatlaşmalar azaldı. Daha uyumlu, ne bileyim daha "büyük"sün işte :) Alıp cebinde saklamak, her yere yanında taşımak istiyor insan yavrusunu.
İstiyor ya, küçük küçük özgürlükler de hediye etmek istiyor. Ufak ufak açılımlar. Hani bir çakıl taşı atarsın ya denize, halka halka yayılır etkisi. Önce taşın etrafındaki yakın halka gibi bir özgürlük alanı, sonra bu alana uyum sağlıyor, güven telkin ediyorsa, bir sonraki halka :) Sana kalsa, 3 - 5 halka sonrasını da istiyorsun da... Yavaş yavaş.

Geçen gece uyku öncesi Küçük Kara Balık'ı okudum sana. Bana bambaşka hissettirdi. Küçük kara balık'ın annesine söyledikleri, büyük balıkların küçüğe söyledikleri... Mutlaka, biraz daha büyüdükten sonra, tekrar okuman lazım. Küçük Kara Balık, yeni yerler keşfetmek istiyor. Git gel, git gel bir karışlık yerde yüzmek değil, bu olmamalı hayat diyor. Koca bir dünya olmalı, dünyayı keşfetmek istiyorum diyor. Diğer balıklar, dünya burası işte, başka bir dünya yok diyorlar. Diğer çocukları da kötü etkileyecek, onu haklayalım diyenler oluyor! Susturalım. Ama Küçük Kara Balık, o sınırlı küçük monotonluk alanından ayrılıyor ve dünyayı keşfe çıkıyor. Bu hikaye ne kadar çok şey anlatıyormuş, yeni anladım. Hayatta limit yok. Milyonlarca seçenek var, milyonlarca... Limitsiz ol, limitsiz düşün...

Ve SÖZ BÜYÜDÜR. Kendin veya başkaları için söylediğin şeyler, evren tarafından kanun kabul edilir. Yapabildiğini söylersen, yapabilirsin. Bazıları realistim ben der, karamsarlığını böyle açıklar. O zaman bırak onlar realist kalsın ; ) Dünya hayalperestleri sever. Hayal et. En uçuk hayalleri, bir şey yapılabilecekse, onu yapan neden sen olmayasın. HAYAL ET... Yeter ki hayal kurma, hayal edebilme yeteneğin atıl kalmasın.

Hiçbir şeyi KİŞİSEL ALMA. Hayat bir ayna. Birinin senin için söylediği yaptığı şeyler, onun yansımalarıdır. Eğer seni olduğun gibi kabul edemiyorsa, üzerine olumsuz bin tane şey yapıştırıyorsa, onun kendi hakkındaki fikirlerini değiştirebilir misin ki, onu düşün...

VARSAYIMDA BULUNMA. Zaten bu olay şöyledir, şu zaten bunu hayatta yapmaz, şu benden çok hoşlanmıyordur vs vs. Bunlar senin kafandaki sınırlardır. Varsayım yapma... Genelde insanlar kendilerini hayatın merkezinde gördüklerinden her şeyi kendileriyle ilgili sanırlar. Selam vermeyen, belki hayatın bin türlü derdinden biriyle uğraşıyor. Değilse de, onu değiştiremezsin. Bir yere kadar ya da değiştirebileceklerin... Bazıları da sana ters gitmekten enerji kazanacaklardır. Enerji bağını kes. Sen oyuna katılmazsan, enerji akmaz :) Kendini boşuna üzme...

YAPABİLDİĞİNİN EN İYİSİNİ YAP. Gerisini Allah'a bırak. Olması gerekiyorsa olur, olmuyorsa bi sebebi vardır. Olmaması senin için daha iyi olacaktır belki de. Ben daha küçücükken öyle yapardım biliyor musun? Sınava çalışır, elimden geleni yapardım, sonra dua ederdim, elimden geleni yaptım, gerisini sana bırakıyorum derdim. Haaa bi' de harika bir söz öğrendim bu yıl. BİR TREN SENİN İSTASYONUNDA DURMUYORSA, SENİN TRENİN DEĞİLDİR.

EĞLEN! Her anından eğlenecek bir pay çıkart. Eğlenerek yaptığında işin de keyiflidir, ödev yapmak da. Eğlendiğin bir meslek seç ; )

%100''ÜNÜ KAT GÜNÜNE... Saçını süpürge etmek değil bu. Hayatı eğreti bir şekilde tutmamak, sarılmak demek. Tüm potansiyelini kullanmak demek. Hayat bunu görür ve seni ödüllendirir. Tatmin olman bile en büyük ödül zaten...

Canım, güzel kızım, gözümün bebeği, gecemi gündüzüme kattığım, kalbimi titretenim, yüzümü güldürenim seni çok seviyorum. Doğum günün için aile üyelerine evden bulduklarına paketler hazırlamış, üstlerine notlar yazmışsın. Kim bilir neleri paketledin :) Sürprizlerle dolusun aynı zamanda. Bu kadar edebiyat parçalasam da, anneyim nihayetinde. Yerim seni ben...


İYİ Kİ DOĞDUN, İYİ Kİ VARSIN YAZ KIZIM... 











7 yorum:

mihriban mutlu dedi ki...

Nice güzel, mutlu, huzurlu, ve bol gülücüklü senelere Yaz.

anne kaleminden dedi ki...

nice güzel yıllarınız olsun :)

Oytunla Hayat dedi ki...

Nice mutlu güzel seneleri olsun...
Ne güzel bir mektup olmuş :)
Tam kulağa küpe :)

Mutlu olun hep inşallah ♥

Gelincik dedi ki...

:)))))))))))))))))))))))))))))))))

Bilgen dedi ki...

ben bu mektupların hastasıyım:) yine gözlerim doldu. ben de yazmaya çalışıyorum her sene bloga ama senin kadar güzel olmuyo galiba:)) çok öpüyorum, ve iyi ki doğdun Yaz!

Deniz dedi ki...

Bilgencimmm çok sağol canım yaaa... Bütün anne mektupları hep duygusal :)

Deniz dedi ki...

Mihriban, Anne Kaleminden, Oytun'la Hayat çok teşekkürler :)