11 Kasım 2015 Çarşamba

Bu filmler bana şifa gibi geldi!


Biliyorum hayli geç oldu. Ama sonunda Aamir Khan'ı keşfettim. Hintli yönetmen ve oyuncu. Kendi yönettiği filmlerde başrolde oynuyor aynı zamanda... 

1. Önce PK ile başladı, yolculuğum... Aamir Khan'ın bütün filmlerinde, bir toplum eleştirisi, bir soruna bakış, bir felsefe var. Çok bilindik, sorulara bambaşka bir bakış var. PK'de mesela... Bir uzaylı düşünün, dünyaya inceleme yapmaya geliyor. Bir kağıdın üstüne basılı bir kağıt parçasının para olduğunu öğreniyor, din adına konuşanların nasıl "yanlış"lara sürüklediğini anlatıyor, insanı, önyargıları sorguluyor. Hep evine gitmek için bir yol arıyor. Ev'in sembolik olarak kaynağa geri dönüş olduğunu düşünürsek, bazen din adına konuşanların eve giden yolda bizi şaşırttığını söylüyor. İki Tanrı var diyor, biri gerçek yaratıcımız, biri de insanların yarattıkları... Çocuk saflığında sorular soruyor, sorguluyor. Hayata dair, büyüklerin kolayca kabullendiği, ama dışarıdan bir gözün veya çocuğun hayretle karşıladığı sorularla bizi de düşünmeye itiyor. Hem de güldürürken... 1 kere seyretmek bile yetmez, her sene 1 kere seyretmeli...  


2. 3 idiots... Of aşık oldum! Eğitim sistemini sorgulayan muhteşem bir film. Ülkenin en iyi mühendislik okuluna seçilen gençler... Dişlileri arasında gençleri tek tipleştirmeye çalışan bir sistem... Başarı sorgusu... Gerçek başarı ne? Başarılı görünen mi başarılı, mutlu olan mı? Bir sınav mı önemli, babanla paylaşacağın bir an mı? Filmin mottosu ise "All is well"... Her şey yolunda... 
Ve filmin unutulmaz sahnesi... Kahramanımızın makina tanımı ile öğretmene verdiği ders 



3. Her çocuk özeldir. Bu da şiir gibi bir film. Çalışmayan, haylaz, tembel diye damgalanan mutlu bir çocuğun nasıl depresyona girdiğini, oysa bunun altında bambaşka nedenler yattığını anlatan bir film. 
Ve bir öğretmenin nasıl bütün gidişatı değiştirebileceğini, nasıl bir çocuğu, bir insanı kazanabileceğini gözümüzün önüne seren duygusal bir yaklaşım. Ağlamak yok dersem, doğru söylememiş olurum. Evet ağlayacaksınız biraz... 


4. My name is Khan... Bu filmi Aamir Khan'ın zannedip seyretmeye başladım, meğer onun değilmiş, ama iyi ki seyretmişim, çok sevdim. Hindistan'da dünyaya gelen Khan, asperger sendromuna sahiptir. Yani otizmlidir. Ama ilk başta bu teşhis koyulmaz, sadece sorunlu bir çocuk gibi görülür. Ama annesi her zaman onu çok sevmiştir, ilgilenmiştir. Hep oğlum çok zekidir der. Öyledir de çünkü. Her türlü teknolojik aleti tamir edebilir, aklında sayfalarca şeyi tutar, kafasından acayip hesaplamalar yapar. Khan, Hindistan'da yaşayan bir müslümandır. Bir gün çocukken dışarıda cihattan, kan dökmekten bahseden insanlar duyar, annesi onun bunları tekrarladığını duyunca şöyle der "Unutma oğlum, hayatta 2 insan vardır, iyi insan, kötü insan. Başka bir fark yoktur."
Büyüyünce Amerika'ya gider. Derken 11 Eylül gelir. 11 Eylül"den sonra orada yaşayan müslümanlara çok kötü davranılmaya başlanır. Ve bir şekilde kendini ifade etmek için Amerika başkanıyla görüşmeye çalışır. Şu mesajı ona ve tüm dünyaya vermek için : My name is Khan. I am not terrorist!"


5.Onu sarıya boya...  Hintli devrimci gençlerin, ülkenin bağımsızlığı ve yozlaşmayı yenmek için hayatlarını feda etmesi.. "Paslı kulakları açmak için büyük bir haykırış gerek" akılda kalan sözlerden biri...

İşte böyle, bugünlerde Hint filmleri bana şifa geldi. Hepsini izlemenizi isterim... Şifa niyetine... 

2 yorum:

Seyhan dedi ki...

izlenecekler listesine ekledim :)

Feza Kıral dedi ki...

biz de esimle taktik bu aralar... pk, herc ocuk ozeldir ve 3idiots bizim de favorilerimiz..