29 Haziran 2015 Pazartesi

Doğa, mis gibi kahvaltı ; Giritli Çiftliği








Kirazı dalından toplayıp yiyebileceğiniz bir bağınız bahçeniz yoksa, sakin, kendi bahçeniz gibi bir ortamda kahvaltı yapmak, sakin sakin vakit geçirmek, ağaca tırmanıp, meyve toplamak istiyorsanız, size güzel bir mekan önereceğim: Giritli Çiftliği... 



Yerini Rumeli Feneri Köyü'ne giderken diye anlatayım. Facebook adresi şurası




Bahçede çeşit meyve ağacını tanıma şansınız mevcut. 
































Eski bir langırt masası, salıncak, hamak... Çocukları oyalayacak şeyler mevcut. Ama öyle lüks beklemeyeceksiniz. Doğalından her şey. 

Kahvaltısı da güzel.













  
Çocuklara doğada olmak çok iyi geliyor, hepimize öyle diil mi? 










26 Haziran 2015 Cuma

Bu da bize bir anı : )


Böyle de bir anımız oldu... Kidzmondo fotoğraf çekiminde küçük bir Yaz vardı ; ) 





25 Haziran 2015 Perşembe

Çocukların gözünün parladığı yer


Yine bir Vialand macerası... Daha önce 2 defa daha geldik, 
ama karne hediyesi olarak illa Vialand isteyen Yaz'ın isteğiydi, naapalım.
Fiyatlar biraz uçmuş ama yurtdışındaki benzerlerinden pek farklı da değil.
Güzel tarafı içeride istediğin bölüme, istediğin kadar girebiliyorsun.

Girebileceğin bölümler boya göre belirleniyor. Girişte, çocuğun boyunu ölçüp, 
öyle sokuyorlar. En büyük roller coaster için neyse ki ufağız. Valla söyleyeyim, ben eşlik edemem, Murat ben de diyor.

Valla şu sandelyelere bindi, o bile yetti bana, bakamadım yukarıya.

Şu ilüzyon odası bence çok hoştu. Ama kapıdaki kız, burada bişey yok, hayalkırıklığına uğrama diye soktu Yaz'ı. Oysa ki çok hayalgücünü çalıştıran, düşündüren bir oda. 
Eğimli olduğundan odanın bir ucunda başı neredeyse tavana değecek gibiyken, diğerinde normal.



Aman bu ne ya bebek işi, oturuşu, duruşu...



Ve sihirli aynalarda ailemiz.


Son olarak söyleyeceğim, mutlaka hem çocuklara, hem kendinize yedek kıyafet alın.
Sırıl sıklam ıslanabileceğiniz alanlar var ; ) 
Hadi bakalım tabana kuvvet...  İyi yorulacaksınız, baştan hazır olun. 



22 Haziran 2015 Pazartesi

Sizce de öyle mi?

Bir babalar günü daha geçti. Sosyal medyada bol bol mesaj, babalarla nostaljik fotoğraflar dolaştı. 
Bir grup da olanı var, olmayanı var, yapmayın, kutlamayın diye serzenişte bulundu. Ben canım babamı kaybetmiş biri olarak aynı fikirde değilim. Hayatta olanlara değerli olduğunu hissettirmek, hayatta olmayanları anmak için bir fırsat bu günler... Her zaman anabiliriz evet ama o gün odaklanıyor, daha derinden anlayıp, teşekkürlerimizi yolluyoruz bir kez daha... Babalara yazılan duyguları içim sevgi taşarak okudum sosyal medya hesaplarından ben kendi adıma... Tabii herkes her duyguyu farklı yaşıyor. Ben kendi adıma, anneler günü, babalar günü, doğum günü 
seviyorum özel günleri...


Kızım da babası ve dedesinin babalar gününü sevgiyle kutladı, yanlarındaydı. Ben de ikisinin babalar gününü kutluyorum, hep sağlıklı, mutlu olsunlar... Onlara, babama ve tüm babalara sonsuz  sevgilerle...


Yaz babasına ne yaptı bu sene?  Tişört boyadı içinden geldiği gibi. Babası da tabii pazar günü üzerinde gururla taşıdı. 





19 Haziran 2015 Cuma

Cumanın favorilerine doğru biletin hazır, hem de bedava ; )





Her gün yeni şeyler öğrenip, hayata yeni pencereler açmalı. Beyin hareketi seviyor çünkü, keşfetmeyi, hayal etmeyi... Mesela köy kelimesinin Kalkınmada öncelikli yöre'nin kısaltılmışı olduğunu biliyor muydunuz? Ya da iddiaya girmek için uzatılan serçe parmağın bir Asya geleneği olduğunu, günümüzün aksine serçe parmağın o dönemler çok önemli olduğunu, çünkü kılıç tutabilmek için mutlaka gerektiğini, iddiada kaybedenin serçe parmağını da kaybettiğini biliyor muydunuz?Daha bir sürü ilginç bilgiyle karşılaştım şurada


Ya alışveriş arabalarının biz daha fazla alalım diye yapıldığını biliyor muydunuz? Oh nooo! Buyrunuz. 


Farklı pencereden bakmak demişken bu projeyi de çok sevdim. Portekizli bir fotoğrafçı dünyayı dolaşıp, farklı pencerelerin fotoğraflarını bir araya getirmiş. Zaten kapı ve pencere çok severim. Görsel şölen gibi.


Denizin ortasında sadece size ait bir dünya inşaa etmek ister miydiniz? Tamamen kendine yetebilen bir yaşam alanından bahsediyorum. Wayne Adams ve Catherine King, "Freedom Cove" adını verdikleri bu evi, ya da bu dünyayı 20 yılda tamamlamışlar. Vay be!


Tost deyip geçersin, adamlar tostun binbir çeşidini yapıyor. Şiir gibi :)


Ve birbirinden yaratıcı pastalar karşısında hipnotize olacaksın... Jupiter şeklinde pasta yapmışlar :)

Bu cuma benim bi' misafirim var, ben yazıyorum şu an, o bana çizdiği tilkiyi anlatıyor.

İyi hafta sonları : )

17 Haziran 2015 Çarşamba

Ben de bir kuzucuktum eskiden....




Ben çocukken Adile Teyze'nin kuzucuğuydum. Adımı söylesin diye bekler dururdum. 
Bugün de doğum günüymüş, iyi denk gelmiş.

Ben çocukken yaz gelince annem balkonu yıkardı bol bol. Balkon kokusuna bayılırdım.

Ben çocukken gazeteci ya da yazar olmak isterdim. 

Ben çocukken babama hiç evlenmiycem ben derdim. Sevinecek mi sanırdım acaba?

Ben çocukken yaz tatillerinde akşam altıyı zor ederdim, annem gelsin de sokağa çıkayım diye. Öyleydi bizim evin kuralı.

Ben çocukken, bazı anlar nefesimi tutar o anı durdurmaya çalışırdım. Mesela annem, babam önde, biz arabanın arkasında giderken... İleride bugünü hatırlayacağım derdim.

Ben çocukken patlıcanı sevmezdim hiç. Annemin anneannesi acı demişti, yeme... Belki o zaman aklı yerinde mi değildi, ben bilmiyordum. Yoksa niye desindi ki?

Ben çocukken kendimi çok büyük sanırdım.

Ben çocukken uydurma bir dil konuşur, belki İngilizce konuşuyorumdur diye düşünürdüm.

Ben çocukken, annemle babamın yatak odasında günü değerlendirmelerini dinleyerek uykuya dalmayı çok severdim.

Ben çocukken, 18 yaşında çok büyük şeylere hakkım olacağını düşünürdüm.

Ben çocukken, hayata çok güvenirdim, bir ara unuttum, sonra yeniden keşfettim.

Ben çocukken, hayal aleminde yaşardım.

Ben çocukken, bize bakan Efi dediğim Elif Teyze karne alacağımız zaman özel menü yapardı, köfte patates kızartması çok mutlu olurdum.

Ben çocukken, en favori doğum günü planı lunaparka gitmekti. 

Ben çocukken evde pişen dolma kokusuna bayılırdım.

Ben çocukken, babişkom vardı canımın içi. (Babalar Günü'nde ona gitsin bu yazı...)


Bu bir mim'di ve bana Nesrin armağan etti. Teşekkür ederim ona...


15 Haziran 2015 Pazartesi

1 karne fotoğrafının hikayesi



Çok önemli bir yılı tamamladık cuma günü. 1 senede o kadar çok fark oldu ki. Bir insanın hayatında en fark yaratan şeylerden biri oldu mesela "okur-yazar" olmak... İlk başlarda yaşadığımız, yok ödev yaptı, yok yapamadı, sıkıldı, ağladı vs. bir çırpıda geçti işte... Tam erken kalkmaya, servise yetişmeye, ödev yapmaya her şeye alışıyorsun, yıl sonu geliyor.

Şu fotoğrafın anısı hatırlatsın diye koyuyorum buraya.  Karne alırken az kalsın yetişemiyordum. İşten çıktım, 2 saat trafikte kaldık. Geciktikçe panik oldum. Yolun sonlarına doğru okuldan veli arkadaşlardan mesajlar gelmeye başladı. 'Yaklaştın mı, bi tek siz yoksunuz diye, Yaz ağlamaya başladı." Hah bunu da duydum ya, o trafik nasıl geçti bilmiyorum.  -Nasıl sıktıysam direksiyonu, ertesi gün bileğim ağrıyordu. - 

Kuzucum yetişemeyeceğiz diye ağlamış. Müdürümüz gelmiş, ben seninle alacağım karneni, annenler yetişemese bile demiş. Şanslıyız okulumuzdan yana. Şu fotoğraf var, her yerimden ter damlıyor, kalbim deli gibi çarpıyor o an. Nasıl gülmüşsem artık. Yaz da beklerken kurabiye almış onu kemiriyor. Fotoğrafın hikayesi böööle.


Neyse onun gönlünü yaptık sonra. 1. sınıfı da böylece bitirdik.



Hadi bakalım, hepimize iyi tatiller ; ) O da ayrı bir mesai... 


5 Haziran 2015 Cuma

Cumanın favorileri


Geller gitler arasında bir dönemdi benim için. Kızgınlıklar, kırgınlıklar, düşünceler, deli gibi çalışmalar, sonra sakinleşmeler hepsini yaşadım aynı dönemde. Böyle zamanlarda sabahları Yıldız korusuna uğradım, işe gelmeden önce. İşe yarıyor. Kendinle olduğun anlar yaratmak önemli. Biraz yolları değiştirmek faydalı oluyor.

Neyse yaz gibi olmayan bir yaz günü bugün. Haziran başladı ama havalar buna daha alışamadı. 

Size bugünlerde hoşuma giden cuma favorilerini sunayım efenim...

Annelik hallerini anlatan harika bir kliple başlayalım. Çok eğlendim şahsen...

..........

Çıldırmış bir annenin klibinden sonra çocuklarına gönderdikleri mesajlarla ayar veren bu çılgın ana-babalar da çok iyi geldi.

..........

Yeni bir evli çifti, plastik makyajla 10, 20, 30, 40 yaş yaşlandırarak ileride birbirlerinin nasıl olacağını göstermişler. Bakın çiftimiz nasıl tepki vermiş? 

........

Hollanda'da bir okulun bahçesinin kamerasından. Medeni ülkelerin hali başka oluyor.

........

Ve bir Japon, İstanbul'da 1 hafta kaldıktan sonra Türkler'i anlatmış, bakın nasıl ; )


İyi hafta sonları... Ve lütfen unutmayın, her gün tek. Bir 5 Haziran 2015 daha yok. Her gününüzün hakkını verin lütfen. Gülmek, günü farklılaştırmak için her fırsatı değerlendirin.
Ve  7 HAZİRAN MUTLAKA OYUNUZU KULLANIN! Hepimiz için hakkımızda hayırlısı olsun.