19 Şubat 2016 Cuma

Daha çok alfa lazım bize...


Metin Hara'nın YOL kitabını okudunuz mu? Ben ilk okuduğumda, özellikle bilimsel açıklamalar getirdiği kişisel gelişim yolunu beğenmiştim. Dün bir sohbetine katılma, dolayısıyla da o fikirleri tekrar dinleme, hatırlama fırsatım oldu.

Metin Hara, kitabın başında beyin dalgalarından bahsediyor. Özellikle alfa ve beta halinden... Doğadaki canlılar, hayatta kalmak, kaçmak ya da yakalamak zorunda olduklarında, korktuklarında "beta" durumuna geçiyorlar. Yani stres altında ve gergin oluyor vücutları... Çünkü ancak bu durumdayken kaçıp, kurtuluyorlar... Ama bu 'hal' günde sadece 15 dakika için geçerli. Ondan sonra güvende hissedilen alfa haline geçiliyor, geçilmeli. Mesela doğada olduğumuzu düşünün, bir kaplan varsa etrafta, beta durumuna geçip, canımızı kurtarmalıyız. Ama etrafta kaplan yokken hep beta'da olmak... Kendimize ihanet gibi bişey.

İnsanlar stres altındayken, şehir hayatında stres altında olduklarında, korktuklarında vücut bir kaplan görmüşüz gibi betaya geçiyor. Oysa, sağlıklı olmak, sağlıklı kararlar almak için "güven" sahasında yani alfa'da olmak gerekiyor. Beta'da insanlar sürekli saldırgan, çünkü kendini korumaya çalışıyor. Trafikte, sokakta, işyerinde, yönetimde... İnsan vücudu sürekli olarak betada olmak üzere tasarlanmamış... O yüzden daha fazla alfa'da kalmayı öğrenmeli...

Mesela günde 10 dakika nefes çalışması yaparak... Gözleri kapayıp, derin nefesler alarak geçirilen 10 dakika, her gün yapıldığında daha çok alfada kalmayı sağlıyor.

Ve bu arada siz alfada oldukça etrafınızda daha çok alfa toplaşıyor. Betada olanınsa daha çok beta...

Ne günlerden geçiyoruz, alfanın betanın sırası mı diyorsanız, belki de tam sırası... Duyarsız, duygusuz, vurdumduymaz olmak değil, dalgaların üzerinden aşmak için...

24 saat içinde kendiniz için 10 dakikanız yok mu?

Alfada buluşalım...

1 yorum:

Berna Ceyhan dedi ki...

Topluma çıkınca yaşadığım stresin tanımı buymuş demek, beta hali. Bu kitabı hemen okumalıyım.