20 Eylül 2016 Salı

Bir okul düşlüyorum...



Bir okul düşlüyorum, bilmem kaç saat tahta bi sandalyede otura otura karpuza dönmediğin... Bir okul düşlüyorum merak ettiren, koca çantalar taşınmayan, doğaya çıkılan bol bol, oyun oynanan, oynayarak öğrenilen, emme basma tulumbalar gibi ezberlenmeyen...
Bir okul... Çocuklara paylaşmak yerine, rekabeti öğretmeyen... Kazanmak için değil, sevdiği için öğrenmek istemesini sağlayan...
Bedeni, müziği angarya saymayan...

Hayalimdeki okul tam olarak yok, düzenin iyisiyle yola devam o zaman.

İyi bir sömestir dileğiyle...

Hiç yorum yok: