10 Ekim 2016 Pazartesi

81300 MODA...


Yıllarca kapanışını bu anonsla yaptı:
BARIŞ MANÇO 81300 MODA... 

Ve biz onu çok sevdik.
Çılgınca ağladık, gittiğinde... 
Bir defter yapmıştım, 
çıkan haberleri kesmiştim vefatından sonra, hala da duruyor.

Çok büyük kayıplar da yaşamamıştık ondan mıydı henüz...
Çok koymuştu gidişi...
Çocukluğumuzun bir parçasından ayrılır gibi.

Sonra çocuklarımıza da öğrettik Barış abi'yi... 
Birçok parçasını ezbere biliyor Yaz... 

Bazı bilmediği şarkılara da çok şaşırıyor,
aaaa bu da mı Barış Manço'nun diye? 

Mesela Kara Sevda... Mesela Yaz dostum.
Cover'larını biliyor, sanıyor ki yeni şarkılar... 

Hafta sonu Barış abi'nin müze haline getirilmiş, eski evini ziyaret ettik. 
Yol boyu Barış şarkıları dinleye dinleye hazırladık kendimizi.

Daha bahçede ne karşıladı bakar mısınız?
"Domates, biber, patlıcaaaaan.... " 


Ve arkadaşım eşek... 


İçeri girince, bi tuhaf oldum, sanki karşımda gibi...
Aileden biri gibi sanki.


Kişisel eşyaları masanın üzerinde. Ne tuhaf...
Teknoloji nasıl da değişti, o gittiğinden beri diye düşündüm.


Meşhur çizmeleri... Aslında o kadar çok meşhur şeyi var ki, yüzükleri, kıyafetleri, şarkıları...


Süleyman klibindeki kıyafeti...


Japonya'da hediye edilen kimonoları...


Bu şarkıdaki naifliğe bayılmışımdır hep. 
Erkek sesi diyor ki, senin için dağları deler, yol açarım yar, senin için denizleri kuruturum yar, senin için gökkubeyi yerlere çalarım yar... 
Canım iste, canım bile sanan kurban yar... 

Kız sesi ise diyor ki, dağlar taşlar uçan kuşlar senin olsun yar, deniz derya gökler hep yerinde dursun yar, gönlüm senden bişey ister nasıl desem yar, alla beni pulla beni al koynuna yar...

Yani böyle yükseklerden atıp tutmana gerek yok, al beni, gelinim olayım diyor: )


Kış bahçesi... 


İşte bir ikon... Kendine has, özgün... 


Bu köşe çok şirin olmuş. 



Mendil koleksiyonu... Koleksiyon yapan, bişeylere ilgi duyan insanların ruhu zenginleşmez mi? 


Bu da ona Türki Cumhuriyetlerde hediye edilen kırbaçlar...


Yaz banyoya bayıldı.


Meşhur süper babaanne... 


Hep antika eşyaları... İşte yatak odası... 


İşte paralar kalıyor böyle dünyada, senin arkanda... 


Ne mutlu başka şeyler bırakabilenlere... 



Adam olacak çocuğumuz çok da, 
keşke daha çok müzeler, sanatçılar olsa onları besleyecek...


1 yorum:

Feza Kıral dedi ki...

biz de gitmistik. Nehir de tam bir baris manco hayrani ve cok cok etkilendi bu geziden.