25 Aralık 2017 Pazartesi

Annem demişti dersin :)


Derin seviyorsun diye suçlama kendini küçüğüm.
Farklı seviyorsun diye farklı değilsin.
Herkes aynı şekilde sevmez, 
ama bu sevmiyor anlamına da gelmez.

Herkes farklıdır birbirinden
Herkes olduğu kadarıyla olmalıdır
Herkes alabildiği kadar alır.
Sen verebildiğini ver gene... 

Unutma küçüğüm, sen öyle güzel seviyorsun ki...
Senin sevdiğinin sırtı yere gelmez.
Dilerim ki yanın yören de senin gibi sevenlerle çevrelenir.

Ne demiş Nazım? 

Seversin dünyayı doludizgin 
ama o bunun farkında değildir 
ayrılmak istemezsin dünyadan 
ama o senden ayrılacak 
yani sen elmayı seviyorsun diye 
elmanın da seni sevmesi şart mı? 
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık 
yahut hiç sevmeseydi 
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?






22 Aralık 2017 Cuma

Yaaa bişi anlatıcam...


Cumaya görsel sanatlar öğretmenleri kozalak getirin demiş, evde vardı, olmayan arkadaşlarına da 
perşembeden yolladım, götürdü onlara verdi.
Gel gör ki bu sabah, kendinin kozalağını almayı unutmuş!!! 
Günlerdir herkese taşıyor, kendininki evde... Huyunu da bildiğimden biliyorum unuttuğu an 
nasıl üzüleceğini...

Yazıverdim bizim sınıfın grubuna. 
Unutmuş dedim :( Ve bir arkadaş,  (ki oğlu bizim okuldan ayrıldı) 
kalkmış, ormandan kozalak toplamış ve götürüp okula bırakmış...

Ne güzel insanlar var ya, bu güzel insanlarla dünya güzel gerçekten.

Aknur buraya yazıyorum ki hiç unutmayayım: ) 

Şükür, çok şükür... 


13 Aralık 2017 Çarşamba

Üzüntüyü dışa vurmanın yolları...


Buraya yazmamıştım, üzücü bi deneyim yaşadık. 
Bi kuşumuz oldu, ama çok kısa sürede aramızdan ayrıldı. 
Çok ağladık, üzüldük.

Sonra bi gün, bi baktım Yaz kuşumuz için, onun ardından bir şarkı yazmış.
Hiçbir yere yüklememi istemezdi belki bilse.
Ama istiyorum ki burada dursun. Eksik olmasın kişisel arşivinde... 



8 Aralık 2017 Cuma

Keramet süpürgede mi acaba?

Önce şu videoyu gördüm geçen gün...
Enerjisi öyle hoşuma gitti ki...
Bayıldım kadının haline tavrına...
Hatta facebook'ta paylaşırken
Arkadaşım olur musun yazdım.

Sonra da bu videoyu gördüm, dün. Bu da çok güzel...

 

 Üstüne Timehope karşıma bunu çıkartmasın mı? Yahu süpürge alıp, kendimi sahnelere atasım geldi :)) Ya da evi mi süpürsem? :))geldi :)) Ya da evi mi süpürsem? :))

 

5 Aralık 2017 Salı

Evinizi Yılbaşına Hazırlamaya Ne Dersiniz?

İşte Evinizi Yeni Yıla Hazırlayacak Birbirinden Güzel Fikirler :)
Evinizin mis kokusu
Herkes için koku şüphesiz unutulmaz bir ayrıntı. Yılbaşı konseptini en güçlü şekilde hissettirmek için kokuları tercih edebilir, evinizi birbirinen güzel kokulu mumlarla donatabilirsiniz. Portakal, tarçın, karanfil, zencefil gibi malzemeleri kaynatarak doğal aromalarla da evinizin havasını değiştirebilirsiniz.
Kapı süsleri
Yılbaşını evinizin girişinden itibaren hissettireceğiniz bir kapı süsü hazırlamaya ne dersiniz? Bunun için sadece bükülebilir bir tel, zevkinize uygun yılbaşı süsleri ve yapıştırıcı yeterli. Gerisi yaratıcılığınıza kalmış:) 
Hediye paketleri
Yılbaşının olmazsa olmazları hediyeler. Yılbaşı ağacınızın altını boy boy hazır hediye paketleriyle süsleyebilir ya da aldığınız malzeme ve süslerle kendi hediye paketinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz. Buradaki püf noktası, yılbaşı ağacınızla uyum içerisinde hazırladığınız hediye paketlerini ağacınızın altında en şık şekilde gösteriyor olmakta gizli.
Mum ışığı sıcaklığı
Mum ışığının içinizi ısıtan sıcaklığını keşfetmeye ne dersiniz? Mumların dekorasyonda yarattığı farka bayılacaksınız! Birbirinden güzel yılbaşı mumlarına biraz göz atın:)
    
Yılbaşına Renk Katın
Şüphesiz kırmızılar, doreler ışıltılarıyla her zaman güzel ve şık. Yılbaşının heyecanını her daim yansıtıyorlar. Ancak eğer klasik renklerin dışına çıkmak, kendi tarzınızda süslemelere gitmek istiyorsanız, mint yeşili ve lacivert gibi canlı tonlar tercih edebilirsiniz. Hatta biraz daha özgün bir dekorasyon olsun isterseniz, kendi favori renginizi veya sevdiğiniz takımın renklerini de kullanabilirsiniz.
Yılbaşının Olmazsa Olmazı Çam Ağacı
Evinizde yılbaşı atmosferini hissetmeniz için en önemli dekorasyon malzemesi yılbaşı ağaçları. İster minicik, ister dev gibi bir çam ağacı… Çeşit çeşit çam ağaçları arasından evinize ve zevkinize en uygununu  seçebilirsiniz.
Evinizi Yaratıcılığınızla Süsleyin
El becerisine güvenenler için yılbaşı dekoru şüphesiz çok eğlenceli. Hünerlerinizi göstermenin çok yolu var. Mesela klasik bir ağaç yerine büyükten küçüğe ahşap dalları halatla birbirine bağlayarak kendi özgün yılbaşı ağacınızı duvara asabilirsiniz. Led ışıklarla da bambaşka bir hava katabilirsiniz.
 
Anılarınız yılbaşı ağacınız olsun
Ailenizle en güzel anılarınızı çerçeveletip, ağaç şeklinde duvara asmaya ne dersiniz? Aralarından geçireceğiniz aydınlatmalarla son dokunuşları yapın. İşte en güzel yılbaşı ağacı şimdi sizin:)

   
 
Paletlerden neden çam ağacı olmasın?
Kalıplardan uzaklaşıp, doğal bir malzemeyle kendini yansıtmak isteyenler için de bir yolumuz var! Mesela paletin üzerinde kendi kompozisyonunuzu yaratıp ışıklandırarak duvara asabilirsiniz.
 
Yılbaşı Sofrası
Yılın en şık ziyafetine özenle hazırlanın. Enfes yemeklerinizin ve tatlılarınızın sunumunu güzelleştirmek için en önemli nokta sofranızın dekorasyonunu tasarlamak. Fazla kalabalığa kaçmadan, doğru renk tonlarında mumlar ve küçük süsler kullanmak, masanızı gösterişli hale getirmeye yetecektir. Ayrıca servis peçetesinde  yapacağınız ufak dokunuşlarla şıklık yaratabilirsiniz.
             
Evinizi yılbaşına hazırlamak için birbirinden güzel fikirler, Koçtaş Yaşayan Evler Yılbaşı dergisinde. Hemen tıklayın.
                                                       
Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Kasım 2017 Cuma

Öğretmem diyene değil öğretmenlere...

Her şeye rağmen, sistem ciddi error verse de, öğretme aşkıyla yanıp tutuşan, bir insan ortaya çıkartmanın sorumluluğunu taşıyan, her çocuğun özel olduğunu bilen, ona göre yaklaşan öğretmenlerimiz var. Biliyorum, tanıyorum… İyi ki varlar. Üstelik şartları zor, yolları çetrefilli. Malzemeleri, kitapları eksik çoğu yerde, bazen aileler zorlu, bazen hayat koşulları… Ama umarım umutlarını hiç kaybetmeden ideallerini gerçekleştirmeye devam ederler.
Umarım atanamayanlar da işlerine bir an önce kavuşabilir. Mesleklerinden uzaklaşmak zorunda kalanlar öğrencileriyle buluşur. Maaşları düzelir, yüzleri güler.
Kolay mı? Bir hamur gibi yepyeni bir nesle şekil veriyorlar.
Bunu her zamankinden daha iyi görüyoruz.
Öğretmenliğe hakkını veren, Atatürk'ün izinden giden herkesin Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Hakkınız büyük. 



22 Kasım 2017 Çarşamba

Güçlü insan ağlar aslında


Güçsüzsen bunu göstermek istemezsin, ağlamazsın.
Kendine güvenmiyorsan, belli etmek istemezsin ağlamazsın.
Duygularınla uyumlanmadıysan, ağlamazsın.
Ağlamanın güçsüzlük olduğu sana öğretildiyse, ağlamazsın.
Erkek ağlamaz dendiyse ağlamazsın.
Ama ne zaman ki, hayatın akışında her şeyin olduğunu bilir, özündeki güce güvenirsen, ağlarsın rahat rahat. Zaten yeri geldiğinde ağlamalısın da.
Geçen hafta sonu kuşumuzu kaybettik. Kızım da, ben de çok ağladık. Ama kızımın bilmesini isterim ki yaşlarım ağlayabilecek gücüm olduğundan gelir. Yine kızımın öğrenmesini isterim ki, duygular insanlar için... Beni ağlarken gördü diye üzülmesin... 


21 Kasım 2017 Salı

Saklama Rehberi

                                          
Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Kasım 2017 Pazartesi

O kadar çok hakkınız var ki aslında.


Dünya Çocuk Hakları günüymüş bugün. 

Bence en doğal hakları olan güvende olma, sevilme, eğitim gibi temel haklarının 
yanında başka hakları da var. 

Kendileri olabilme hakkı... Kişiliklerinin kabulü. Olduğu gibi sevilme. 

Kararlarına saygı duyulması. İstediğini giyebilme, zevkine uygun yaşayabilme.

Yeteneklerinin doğrultusuna gidebilmesi. Gerektiğinde teşvik edilmesi.

Güzel şeyler duyma hakkı var bi de. Kim istemez ki? 

Kitap okuyabilme hakkı. Sevebileceği ortamlar yaratılabilmesi...

Onun hislerine güvenilmesi. Bir konuda direnç gösterdiğinde zorlanmaması... 
Öp amcayı, öp teyzeyi... Şununla arkadaş ol, bununla konuş. Şu kursa git... gibi.

Ne bileyim çok hakları var daha bence. Ne isteseler hakları:) Çok seviyorum şu çocuk milletini.


13 Kasım 2017 Pazartesi

Frida kılığında...


Bugün istedikleri bir roman kahramanının kılığına gireceklerdi.
Frida'yı seçti. (Kitap kahramanı da sayılırmış, çünkü Asi kızlara hikayelerde onun da hikayesi varmış)

Güzel çekemedim fotoğrafını, flu oldu. Ama olsun çok hoşuma gitti.
Bi filtre koyup, buraya not düşelim. 
Unutmayalım.


7 Kasım 2017 Salı

Ayla, aldı götürdü bizi...


Hafta sonu Yaz'la gittik. Çok çok çok iyi... Görüntü yönetmeni harika iş çıkartmış, oyunculuklar
hele ki minik Ayla'nın oyunculuğu müthiş.

Savaşın ortasında, bizim askerler tarafından bulunduğu bir sahne var ki,
o bakışlar olay. 

Hele filmi seyredip seyredip, gerçek hikaye olduğunu biliyorsun ya, çok etkileniyorsun.

İkimiz de hüngür şakır çıktık salondan.

Umarım Oscar'da başarılı olur. 

3 Kasım 2017 Cuma

Dersi derste öğrenmek...


Gelecek hafta sınav haftamız. Bugüne kadar deneme sınavı gibi sınavlar oldular hep ama
ilk defa gerçek sınavlar başlıyor. İlk sınav Türkçe, sonra Fen...

Fazla çalışma hayatına karışmıyorum, ödevine, çalışmasına... Çünkü o sorumluluğu edindi, hatta fazlasıyla edindi. Ama bi sorayım dedim. Kızım Fen defterin yok mu, not almadınız mı, nereden çalışacaksınız?

Derste öğrendik ya anne. Derste not tutmuyoruz. Ama nasıl tekrarlayacaksın 
gibi biraz daha sordum...
Sonra düşündüm, onlarınki doğru belki de.
Öğrenmişler işte. İlla evde sınav öncesi çalışmak gerekir mi ki?

Ne biliim, görücez bakalım, nasıl oluyor bu sistem? 

2 Kasım 2017 Perşembe

Senin kokunu ezbere bilirim ben



Bir hırka vardı, annem verdi. Kendisine olmuyormuş. Dün onu giymiştim.
Eve girince sarıldık, geldi hırkanın kolunu kokladı. 
Sen kokmuyorsun dedi. Söyledim ben de anneannenin diye...
"Ben senin kokunu ezbere bilirim anne" dedi.

Anne kokusu böyle bişiyse işte... 

Zürih; güzel şehir

Geçen hafta yarı iş, yarı ziyaret Zürih'teydik. Kısaydı ama ilaç gibiydi.
Ne güzelmiş. Şehir, ortasından geçen nehiriyle sokakların güzelliğiyle zaten güzel.
Ama bu önemli şehir topu topu 400.000 kişi...



Trafik rahat, metrodan ziyade her yer tramvay, tren... Yani göre göre gidiyorsunuz, gideceğiniz yere.
Yeme içme pahalı. Çünkü İsviçre Frank'ı karşısında paramız pul değerinde. 
Mutlaka gezin diyebileceğim 2 müze var: 
KunstHaus Müzesi... Ve National Museum

Hem klasik ustaların, hem de çağdaş sanatın çok güzel örnekleri var.
Picasso, Chagall, Andy Warhol ve niceleri.
Bana bu ünlü isimler sürpriz oldu mesela. Gördükçe sevindim, aaa Van Gogh, aaa Picasso diye.

Zürih hayvanat bahçesi de çok güzel. Tamamen doğal bir alan içinde.
Aşağıdaki kareye aldanmayın, dışarısı sanırsınız orman. 

Yemek, içmek Zürih'te pahalı. Ama taban tepmek, gördüklerinle zihin açmak bedava: )





23 Ekim 2017 Pazartesi

Git ve cam kenarındaki yeri kap


Aamir Khan'ı yıllardır takip ediyorum. PİKİ ile tanıştım onunla. PK'de din sömürüsünü inanılmaz benzetmeler ve ironilerle ortaya koyarken, 3 idiots'da müthiş bir eğitim sistemi eleştirisi yapıyor, Her çocuk özeldir'de disleksi hastası olan bir çocuğun nasıl ilgi ve sevgiyle başarılı olabileceğini gösteriyordu. Resmen filozof gibi... Toplumsal sorunlara yüreklere dokunarak değiniyor. Cesurca... Tık tık 

Dün Secret Süperstar'a gittik, cuma girdi vizyona. 
Aamir Khan, kadına uygulanan şiddet, ezilen, aşağılanan kişilikler, bastırılan hayaller ve cesaretin nasıl her şeyi değiştiribileceğini yine güçlü bir şekilde koymuş ortaya.  

Kahramanımız 15 yaşında, müziğe aşık, şarkı söylemek isteyen, tüm dünyanın onu dinlemesini hayal eden zeki mi zeki bir kız, İnsu...  Ama içinde buluduğu toplum, kız çocuğu hiçe sayan babası yüzünden hayallerini yaşaması imkansız görünüyor. Aamir Khan bu noktada mesajını veriyor. Cesaret, her şeyi değiştirebilir. Her koşulda açılacak bir kapı bulunur. Film boyunca, kızımız kaderini değiştirmek için birçok şey yapıyor. Ama asıl gereken destek annede. 

Finalde, o güne kadar hep kendiyle ilgili kararları başkasının aldığını söyleyen, 
kahramanımızın annesi 
çok cesur bir karar alıyor ve o canalıcı sözü söylüyor.

"Git ve cam kenarındaki yeri kap"

Bu söz çok anlamlı çünkü, filmin çeşitli bölümlerinde uçaktaki cam kenarını, gasp eden erkekler gösteriliyor. Cesurca o yer benim diyebildiği zaman kahramınımız o yere oturabiliyor.

Filmin sonunda ise o sembolik başkaldırışın hayatın her alanı için geçerli olduğunu söylüyor annesi. 

"Git ve cam kenarındaki yeri kap"

Seyrederken bütün hayallerinden vazgeçmek zorunda kalan kızları düşünerek hıçkıra hıçkıra ağladım, cesurca her şeyi değiştirebilen kadınları düşünerek güldüm.


13 Ekim 2017 Cuma

Kolay ve lezzetli... Hafta sonuna bire bir


Hafta sonu geliyor, eğer çocuklarla mutfakta vakit geçirmek isterseniz, yapıp da denediğim güzel bir kek tarifi vereyim. Malzeme tam yukarıda gördükleriniz.
1 su bardağı un, yarım bardak şeker, 1 labne, 4 yumurta, 1 kabartma tozu, 1 çay kaşığı karbonat, 2 yemek kaşığı kakao.

Yumurtaların beyazlarını ayrı bi yerde iyice köpürene kadar çırptım,  sonra diğer malzemeleri çırpıp, beyazları da 2 kerede o karışıma ekledim. Nefis, pamuk gibi bir kek oluyor ve çok tatlı değil: ) 
Benim sevdiğim şekilde... 


Sırt sırta, omuz omuza geçecek güzel bir hafta sonuna... 
Kendinize iyi bakın, sevgiler : ) 


11 Ekim 2017 Çarşamba

Tüm kız çocuklarına;



Girme kalıplara, sana ne derlerse desinler… 
Ne mutfağa hapsol, ne de işine… İşkadını, evkadını laflarının hiçbirini üzerine yapıştırma etiket gibi. Ne mutlu ediyorsa seni, onu yap. Bugün iş, yarın kek… 
Nerede mutluysan orada ol. Nerede sayılıyorsan orada dur. Sen kendi değerini bil, diğerlerinin sözleri bi kulağından girsin, bi kulağından çıksın. Seni cesaretlendirmiyor, şevkini kırıyorsa…
Hangi mesleği seçersen seç, iyi yapmaya odaklan, iyi yapabileceğine. Elinden gelenin en iyisini verebileceğine. Yapamazsın diyenlere omuz silk geç. Değiştirebileceğin, cesaret verebileceğin kızkardeşlerine yardım et, ama baktın onlar seni aşağı çekiyor, gülümse, yoluna devam et.
İster doktor ol, ister oyuncu, ister öğretmen, isterse başkan… Adil ol, güçlü dur, güçlü dururken şefkatini kaybetme, vicdanın hep yanında olsun.
Değiştirebileceğini unutma. Dünya küçücük hareketleriyle büyük değişimler yaratabilen insanların örnekleriyle dolu.
İçindeki öze sahip çık. Ailen sana ne kadar güçlü ve değerli olduğunu hissettirdiyse ne mutlu, ama değilse de HATIRLA… Ne kadar özel olduğunu.
HATIRLA…

#11EkimDünyaKızÇocuklarıGünü

10 Ekim 2017 Salı

Çiçek gibi bi gün olsun :)


Evdeki boş cam şişelerini dönüşüm kutularına atmak için saklayanlardan mısınız siz de?
O sakladığınız şişelerden birine harika bir yeni hayat vermek ister misiniz? 
Önce etiketlerini sıcak suda bekleterek çıkartalım. 


Akrilik boyalarınızı çıkartın. Ben içimi  her daim açan mint rengini seçtim.
Bir gece balkonda kurumasını bekledim. Dün de içine mis gibi kokan bir şebboy koydum :) 




 İkinci olayımız süper sürprizli bir deneyim oldu.
Evde duran lavanta keselerinin içinden bir miktarını boş boş duran balkondaki saksıya serpiştirdim.
Hiç beklemiyordum ama yine de gittim geldim suladım.



Ve sonuç: ) Sanırım lavantalarımız olacak... Yuppi.....


Ve son olarak küçülen yağmur çizmelerim... Balkonda çiçek açtı.



Güzel şeylerle uğraşmak ne güzel: ) Keşke bi bahçem olsa, demek ki nasıl sevinicem. 

9 Ekim 2017 Pazartesi

Yeşiller partisi ve Nohut Oda :)


Siz de çalışıyor, eve saat bilmemkaçta geliyor, yorgun argınken zaten sizi özlemiş 
çocuğunuzla biraz vakit geçirip, koltuğa ya da yatağa seriliveriyor, 
ama bi yandan da evde bi şeyler yapamamaktan rahatsız oluyor,  bişeyler yapabilmek istiyorsanız... 

Ataleti yenmek lazım. Bana yorgun da olsam eve gidip basit de olsa
mutfakta vakit geçirmek iyi geldi. Ben öyle yemek blogu tadında şeyler yapamam belki ama
pratik şeyler yaparak kendimi tatmin edebilirim. Hem bana terapi gibi geliyor, hem de aslında kızımla geçirdiğim zamanı kaliteli hale getiriyor. Çünkü o da yanıma geliyor, bişey kesip, biçiyor, karıştırıyor.

Yaptığım bulduğum denediğim basit şeyler belki sana da fikir verir.
Yazayım şuraya koyayım. 

Mercimek ve nohut her dem haşlanmış olarak buzlukta durur ise çok kolaylaşır hayat. 

Bulduğun bilumum yeşilliği doğra, taze soğan önemli, çok lezzet katıyor. Maydanoz, dereotu, nane ve taze soğan... Harmanla şimdi yeşil mercimekle... İstersen kırmızı lahana da renk verir. Zeytinyağı, biraz hardal ve elma sirkesi de ekledin mi... Nefis, besleyici salatamız hazır.  Adı Yeşiller Partisi olsun ; ) 




Bu da nefis bir humus tarifi. Nohut, domates rendesi, kimyon, tuz... 
İşte bu kadar basit.  




Panço, grisini batırıp da yiyebilirsin üstelik : ) Adı ne olsun, hımmmm 
Nohut oda, hadi kaşıkla :) 



Terapimiz bitti :) Şifa olsun... 

2 Ekim 2017 Pazartesi

Hoş geldin sonbahar

Renkler, mis toprak kokusu öyle güzel ki aslında.
İçimizi karartmayıp, yürüyüşlere çıkıp, tadını çıkartalım.



Kızım anneannesinin şemsiyesini nasıl da tutarmış. İnsanın içi eriyor.

Pazar günkü bu sonbahara merhaba yürüyüşünden sonra 
evde de orayı burayı kurcaladık. Yaşlanan tahta kaşığımıza bi kişilik verdik.


Kozalaklarımızı alladık, pulladık. 
Tam bir sonbahar pazarı yaşadık : ) 


28 Eylül 2017 Perşembe

Mürdüm terapi


2 kilo mürdüm eriğini güzelceee yıka. Bütün sıkıntılarını da suyla beraber yıkadığını düşün… Akıp gidiyor. Sonra erikleri 3-4’e böl… Yüklerini günlere böler gibi… Yavaş yavaş…
6 su bardağı şekeri 1 su bardağı suda erit… Tat tüm yaşamına yayılsın… Kaynayınca nazikçe mürdümleri suya kat. Çok nazik ol, erikler yara almasın.
Güzel kokular geliyor değil mi? Mmmmm… İlk kaynamadaki köpükleri al, huzurunu kaçıramasın. 1 çay kaşığı tereyağ ekle ki köpürme devam etsin. Etsin ki, kıvamına gelsin.
Neredeyse kıvamına gelince, limon tuzu ekle. 10 dakikada öyle kaynasın…
Mürdüm reçeli terapisini tamamladın, tebrikler 🙂 Umarım daha iyi hissediyorsundur…
Sevdiklerine de armağan et, et ki tadı daha da tatlansın…



26 Eylül 2017 Salı

Yılın fotoğrafı


Bu fotoğrafta ne mi görüyorum? Aşk, özlem, askerin hafifçe utanması ama duygulanması… Fotoğrafın arkasında ne görüyorum, yenmiş bir 11 ay, asalet, cesaret ve ÖZGÜRLÜK….

25 Eylül 2017 Pazartesi

24 Eylül'dü, bir pazar günüydü


Hala balkondan, açıkhavadan, açık ayakkabılardan vazgeçmek istemesek de....

Kış geliyor mu ne? 


19 Eylül 2017 Salı

Kankalık müessesesi


Kuzumun kankaları... 
Bağlılık, sevgi, uyum, güven...
Arkadaşlığın temellerini beraberce atıyorlar...