9 Şubat 2017 Perşembe

Yaşasın tiyatro!


Dün akşam Tiyatrokare'nin sahneye koyduğu Ahududu adlı oyunu izledik. İnanılmaz güzeldi, eğlenceliydi.  Büyük oyuncular vardı. Melek Baykal ve Suna Keskin zaten efsane bir oyunculuk çıkarttılar. Ve bir kez daha tiyatro bambaşka diye düşündüm. 
Gözgöze, canlı milyonlarca hayatı izleyerek zenginleşmek... demek tiyatro. 

Neyse... Ahududu, çok eğlenceli. Özellikle bazı mesajlar da çok güzel.
Karakterlerden birinin söylediği sözlerden biri çok çarpıcı:
"Eşyalar daha samimi bazen. Kirlendiğinde iz bırakıyor. Oysa insan kirlenip kirlenip, 
kirlenmemiş gibi yaşamaya devam ediyor." 

Melek Baykal'la Suna Keskin nasıl güzel bir ikili olmuş.
Adeta tango yapar gibi uyumluydular.
Nedim Saban'ın oynadığı Zeki, Adnan karakteri, 
ve bekçi müthişti. Hele bi' kavga sahnesi vardı ki, hiç kavgaya benzemeyen.
Salonu kırdı geçirdi.

Büyük oyuncuları izlemek nasıl güzel bir lezzet. 

Hem huşu içinde izledik. Ama çıkarken birbirimize sorduk.
Bu nesilden sonra?

Ya sonra? Kim yetiştirecek yeni nesilleri? 
Umarım her şey güzel olur... 





2 yorum:

Küçük Mucizelerim dedi ki...

Söylenen söz ne kadar anlamlı.

Deniz dedi ki...

Evet gerçekten öyle...