24 Kasım 2017 Cuma

Öğretmem diyene değil öğretmenlere...

Her şeye rağmen, sistem ciddi error verse de, öğretme aşkıyla yanıp tutuşan, bir insan ortaya çıkartmanın sorumluluğunu taşıyan, her çocuğun özel olduğunu bilen, ona göre yaklaşan öğretmenlerimiz var. Biliyorum, tanıyorum… İyi ki varlar. Üstelik şartları zor, yolları çetrefilli. Malzemeleri, kitapları eksik çoğu yerde, bazen aileler zorlu, bazen hayat koşulları… Ama umarım umutlarını hiç kaybetmeden ideallerini gerçekleştirmeye devam ederler.
Umarım atanamayanlar da işlerine bir an önce kavuşabilir. Mesleklerinden uzaklaşmak zorunda kalanlar öğrencileriyle buluşur. Maaşları düzelir, yüzleri güler.
Kolay mı? Bir hamur gibi yepyeni bir nesle şekil veriyorlar.
Bunu her zamankinden daha iyi görüyoruz.
Öğretmenliğe hakkını veren, Atatürk'ün izinden giden herkesin Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Hakkınız büyük. 



22 Kasım 2017 Çarşamba

Güçlü insan ağlar aslında


Güçsüzsen bunu göstermek istemezsin, ağlamazsın.
Kendine güvenmiyorsan, belli etmek istemezsin ağlamazsın.
Duygularınla uyumlanmadıysan, ağlamazsın.
Ağlamanın güçsüzlük olduğu sana öğretildiyse, ağlamazsın.
Erkek ağlamaz dendiyse ağlamazsın.
Ama ne zaman ki, hayatın akışında her şeyin olduğunu bilir, özündeki güce güvenirsen, ağlarsın rahat rahat. Zaten yeri geldiğinde ağlamalısın da.
Geçen hafta sonu kuşumuzu kaybettik. Kızım da, ben de çok ağladık. Ama kızımın bilmesini isterim ki yaşlarım ağlayabilecek gücüm olduğundan gelir. Yine kızımın öğrenmesini isterim ki, duygular insanlar için... Beni ağlarken gördü diye üzülmesin... 


21 Kasım 2017 Salı

Saklama Rehberi

                                          
Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Kasım 2017 Pazartesi

O kadar çok hakkınız var ki aslında.


Dünya Çocuk Hakları günüymüş bugün. 

Bence en doğal hakları olan güvende olma, sevilme, eğitim gibi temel haklarının 
yanında başka hakları da var. 

Kendileri olabilme hakkı... Kişiliklerinin kabulü. Olduğu gibi sevilme. 

Kararlarına saygı duyulması. İstediğini giyebilme, zevkine uygun yaşayabilme.

Yeteneklerinin doğrultusuna gidebilmesi. Gerektiğinde teşvik edilmesi.

Güzel şeyler duyma hakkı var bi de. Kim istemez ki? 

Kitap okuyabilme hakkı. Sevebileceği ortamlar yaratılabilmesi...

Onun hislerine güvenilmesi. Bir konuda direnç gösterdiğinde zorlanmaması... 
Öp amcayı, öp teyzeyi... Şununla arkadaş ol, bununla konuş. Şu kursa git... gibi.

Ne bileyim çok hakları var daha bence. Ne isteseler hakları:) Çok seviyorum şu çocuk milletini.


13 Kasım 2017 Pazartesi

Frida kılığında...


Bugün istedikleri bir roman kahramanının kılığına gireceklerdi.
Frida'yı seçti. (Kitap kahramanı da sayılırmış, çünkü Asi kızlara hikayelerde onun da hikayesi varmış)

Güzel çekemedim fotoğrafını, flu oldu. Ama olsun çok hoşuma gitti.
Bi filtre koyup, buraya not düşelim. 
Unutmayalım.


7 Kasım 2017 Salı

Ayla, aldı götürdü bizi...


Hafta sonu Yaz'la gittik. Çok çok çok iyi... Görüntü yönetmeni harika iş çıkartmış, oyunculuklar
hele ki minik Ayla'nın oyunculuğu müthiş.

Savaşın ortasında, bizim askerler tarafından bulunduğu bir sahne var ki,
o bakışlar olay. 

Hele filmi seyredip seyredip, gerçek hikaye olduğunu biliyorsun ya, çok etkileniyorsun.

İkimiz de hüngür şakır çıktık salondan.

Umarım Oscar'da başarılı olur. 

3 Kasım 2017 Cuma

Dersi derste öğrenmek...


Gelecek hafta sınav haftamız. Bugüne kadar deneme sınavı gibi sınavlar oldular hep ama
ilk defa gerçek sınavlar başlıyor. İlk sınav Türkçe, sonra Fen...

Fazla çalışma hayatına karışmıyorum, ödevine, çalışmasına... Çünkü o sorumluluğu edindi, hatta fazlasıyla edindi. Ama bi sorayım dedim. Kızım Fen defterin yok mu, not almadınız mı, nereden çalışacaksınız?

Derste öğrendik ya anne. Derste not tutmuyoruz. Ama nasıl tekrarlayacaksın 
gibi biraz daha sordum...
Sonra düşündüm, onlarınki doğru belki de.
Öğrenmişler işte. İlla evde sınav öncesi çalışmak gerekir mi ki?

Ne biliim, görücez bakalım, nasıl oluyor bu sistem? 

2 Kasım 2017 Perşembe

Senin kokunu ezbere bilirim ben



Bir hırka vardı, annem verdi. Kendisine olmuyormuş. Dün onu giymiştim.
Eve girince sarıldık, geldi hırkanın kolunu kokladı. 
Sen kokmuyorsun dedi. Söyledim ben de anneannenin diye...
"Ben senin kokunu ezbere bilirim anne" dedi.

Anne kokusu böyle bişiyse işte... 

Zürih; güzel şehir

Geçen hafta yarı iş, yarı ziyaret Zürih'teydik. Kısaydı ama ilaç gibiydi.
Ne güzelmiş. Şehir, ortasından geçen nehiriyle sokakların güzelliğiyle zaten güzel.
Ama bu önemli şehir topu topu 400.000 kişi...



Trafik rahat, metrodan ziyade her yer tramvay, tren... Yani göre göre gidiyorsunuz, gideceğiniz yere.
Yeme içme pahalı. Çünkü İsviçre Frank'ı karşısında paramız pul değerinde. 
Mutlaka gezin diyebileceğim 2 müze var: 
KunstHaus Müzesi... Ve National Museum

Hem klasik ustaların, hem de çağdaş sanatın çok güzel örnekleri var.
Picasso, Chagall, Andy Warhol ve niceleri.
Bana bu ünlü isimler sürpriz oldu mesela. Gördükçe sevindim, aaa Van Gogh, aaa Picasso diye.

Zürih hayvanat bahçesi de çok güzel. Tamamen doğal bir alan içinde.
Aşağıdaki kareye aldanmayın, dışarısı sanırsınız orman. 

Yemek, içmek Zürih'te pahalı. Ama taban tepmek, gördüklerinle zihin açmak bedava: )