30 Mart 2020 Pazartesi

Kızıma mektup;


Sevgili kızım, 
evin içinde, beraberce geçiyoruz bu günlerin içinden.
Ama ne kadar anlıyoruz neler oluyor, ya da sen ne kadar anlıyorsun bilemiyorum.
Hiç yaşamadığımız, annemizin babamızın bile hiç bilmediği günler bunlar.

"Evde kal" kampanyaları sürüyor bangır bangır.
Okullar kapanalı iki hafta oldu. 
Ben evden çalışmaya başlayalı 12 gün...

Her şey, hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor bi yandan.
İş yoğun, senin uzaktan eğitim sistemiyle okulun devam ediyor.

Çin'den çıkan virüs, tüm dünyayı eve kapadı.
Çok sevdiğimiz İtalya sokakları bomboş.
Fransa, İspanya her yer her yer...

İnsanlar içine dönüyor, evinde kendiyle ve en yakınlarıyla baş başa kalıyor.
Bazen şaka gibi.
Bazen kabus.

Bir an önce, baharı, yazı kaçırmadan sokaklara çıkmayı,
denizin, toprağın kokusunu içimize çekmeyi diliyorum.

Dışarıda yemek yemeyi, anama, kardeşime, arkadaşlarıma sarılmayı özledim.
Sen de eminim öyle.

Gene çok iyi atlatıyorsun.
Kendini oyalıyorsun, ders çalışıyorsun, kitap okuyorsun.

Bu günler de geçer kızım.
Yeter ki, biz de nazikçe geçelim bu günlerin içinden.


Hiç yorum yok: